Ramazan'ın 17. Gecesi - ليله 17

Ramazan'ın 17. Gecesi - ليله 17

Leylet 17

         Bu gece Kur'an'da bahsedilen 10 geceden bir tanesidir ve bu gece Ali'nin kız kardeşi Cumana’nın şahsındadır.

         Müslümanların ilk savaşı olan Bedir Savaşı, Medine ile Mekke arasında olan bedir kuyularına yakın bir yerde Müslümanlar ile Kureyşli müşrikler arasında olmuştur.

         Bedir savaşında Müslümanların sayısı 313 kişi, müşriklerin sayısı ise 1000 kişi olarak tarih kayıtlarına geçmiştir. Buna rağmen Allah’ın inayetiyle Müslümanlar müşriklere karşı ilk zaferi elde etmişlerdir.

         Hz. Peygamber ve Müslümanlar Mekke'de müşrik Kureyşlilerin baskılarının aşırı artması üzerine Medine şehrine hicret etmişler. Müşrikler Medine’de bile Müslümanları sıkıntıya düşürmek gayesiyle ekonomik ambargo uyguluyor ve her fırsatta çeşitli baskılar uygulamışlardır.

         Kureyşli müşrikler, Müslümanların hicret ederken geride bıraktığı mallarını bir kervanla Şam’da satma kararı almışlardı. Bu ticarette elde edilecek gelirle Müslümanlara karşı bir ordu kurmayı planlamışlardır.

         Allah rızası için yapılan savaşa “Gaza” denir. Bu gazalara katılıp ölmeyen kişilere “Gazi” ve bu gaza sırasında ölen kişilere de “Şehit” denir.

         Hz. Peygamber, kervanın yolunu kesmek ve Mekkeli müşriklere gözdağı vermeyi amaçlamıştır. Müslümanların bu tavrını öğrenen müşrikler, 1000 kişilik bir ordu hazır etmişlerdir. Hz. Peygamberde Müslümanları toplayarak onlarla durumu izah eder: Kureyşliler bizimle savaşmak için Mekke’den çıktı.  Bu durumda ne yapmamızı istersiniz diye sordu.

         Hz. Peygamber dostları Kureyşlilere karşı koyabilecek kuvvet ve çarpışacak beceri yoktur dediler. Bu sözler Hz. Peygamberi üzer.

         Hz. Peygamberin bu halini gören Mikdat Ibın Esved Elkindi ayağa kalkarak: Yâ Rasulallah, Allahu Teala sana bir emir geldiyse onu yerine getir, biz yanındayız ve inşallah bundan sonra da seninle olacağız. Biz Beni İsrailin Hz. Musa’ya dediğini demeyeceğiz. Onlar git sen ve Allah’ın onlarla çarpışın biz de burada bekleriz dediler. Biz bunu demeyeceğiz. Sen bizi nereye götürürsen biz gider ve senin için savaşır canımızı ortaya koyarız der.

          Bu sözler Hz. Peygamberin yüreğine su serpmiş ve yüzü gülmüştü. Ensardan da Saad Ibın Muaz ayağa kalkar: Ey Allah’ın peygamberi Sana iman ettik, getirdiklerini tasdik ettik. Seni dinlemek ve emirlerini yerine getirmek üzere de sana ve Allah’a söz verdik. Sen neye karar verirsen seninle beraberiz. Seni gönderen Allah’a yemin ederiz ki, denize gireceğiz desen seninle birlikte dalarız. Geride kalacak kimse olmaz der.

          Hz. Peygamber: Haydi gidiyoruz. Vallahi ben Kureyşlilerin yenilgisini ve ölenlerinin yere düşüşünü görüyorum der.

          Gerçekleşen bu savaş Müslümanların üstünlüğüyle son bulmuştur. Bu savaşta müşriklerden yetmiş kişi ölmüştü. Müslümanlar ise muhacirlerden 6 Ensar’dan da 8 olmak üzere toplam on dört şehit verilmişti. Ayrıca 70 esir alınmıştı.

          Hz. Ali ve Hz. Hamza kahramanlıklarıyla savaşın seyrini değiştirmiş, kazanılmasında çok büyük rolleri olmuştur. Hz. Ali neredeyse öldürülen müşriklerin yarısını öldürmüştü. Bu öldürdüğü kişilerin çoğu kureyşli kabilelerin önderleriydi. Bu kabilelerin üyeleri İslam’a girmelerine rağmen Hz. Ali’ye düşman oldular ve onu öldürmek için uğraştılar. Size örnek olsun diye burada bir olayı aktarmak istiyorum.

          ‘’’Kerbela da Hz. Hüseyin şehit edildikten sonra mübarek başını Yezit’in yanına getirdikleri vakit: İşte şimdi Bedrin intikamı alındı demiştir. Evet maalesef bu insan Hz. Peygamberin koltuğuna oturan alçağın biriydi. Ama ben bu gerçekleri gördükleri halde hâlâ bu namussuzdan bahsederken Allah ondan razı olsun diyen ve göz göre göre cehennemi satın alabilecek kadar aptal olanlara kızıyorum.’’’

          Hz. Muhammed komutasında kazanılan savaş, Müslümanlara üstünlük, müşriklere ise saygınlığı azaltmıştır. Müslümanlar, bu zaferle ekonomik zorlukları açmış, gücünü, kudretini arttırmış. Moral kazanmış ve Müslüman olmak isteyenler de çoğalmıştır. 

         Hz. Peygamber efendimiz Bedir savaşı esirleri üzerinden İslam âlemine ve dünyaya büyük bir mesaj vermek istemiştir.

         Her esirin okuma ve yazma bilmeyen on kişiye okuma ve yazmayı öğretmeleri karşılığında serbest bırakmış ve Müslümanlarda okuma yazma oranı artması sağlanmıştır.

          Bu sebeple bu gece çok faziletlidir. Bu günde namaz kılmak, zikir çekmek, tesbih yapmak ve ibadet etmek gerekir.

           Allah rızası için fakir fukaralara yardımlarda bulunmak gerekir.

           Allah amellerimizi kabul etsin. Amin.