Ağaç Altı Biatı - بيعه رضوان تحت الشجره

Ağaç Altı Biatı - بيعه رضوان تحت الشجره

      Ağaç Altı Biatı

 

    Kalabalık bir topluluk içindeki ikinci biattir. Sahihi Buhari, Şerh Nehc Elbelağa, Gönüllere Şifa ve Beyhakinin kitaplarında Cabir ıbın Abdullah Elansari, Enes ıbın Malik, Abdullah ıbın Ömer, Tarık ıbın Abdurrahman ve diğerlerinin rivayetlerine uyarak ağaç altındaki biati bu şekilde yazdım.
           Hz. Peygamber
(savs) efendimiz hicretin altıncı yılının Zülkade ayının yirmi yedisinde pazartesi günü yanında çok kalabalık bir gurupla Mekke’yi ziyaret için Medine’den hareket eder.
          Hz. Peygamber
(savs) efendimizin Mekke’yi ziyaret için geldiğini duyan Kâfir Ebusüfyan ve Kureyşin ileri gelenleri onu engellemek kastıyla Sehl ıbın Amr, Huveytıb ıbın Abdulizze ve Mekr ıbın Hafs önderliğinde Kureyş kâfirlerinden büyük bir gurupla Mekke’den Medine’ye doğru yola çıkar. 
          Cabir diyor ki:  Hudeybiyeye yetiştiğimiz de çok susamıştık ve yorgunluktan mola verdik. Yakınımızda susuz bir kuyu gördük. Hz. Peygamber
(savs) Hz. Ali’ye hitaben: Ey Ali, bu oku al kuyuya bırak ve insanların susuzluğunu gider dedi. Hz. Ali de Kinenden oku alıp kuyuya bıraktı. Kuyu soğuk su ile dolup taştı. Kaç kişiydiniz ey Cabir diye sorduklarında bin dört yüz kişiydik. Vallahi yüz bin kişi bile olsaydık yine de hepimizin susuzluğunu giderir ve artardı der.
          Mekke’den gelen kâfir gurup Hudeybiye de Hz. Peygamber
(savs) ve dostlarını dinlenirken bulur. Aralarında savaş mevzuu olmadığı halde sözlü tartışmalar ve laf atmalar başlar ve neticesinde birbirlerini taşlamaya ve kargılar atmaya başlarlar. Uzun bir müddet taşlaşma neticesinde birbirlerinden esirler bile alırlar.
          Bu durumu takip eden Hz. Peygamber (savs) bazı şahısların kâfirlerden kaçtıklarını görür ve içini bir hüzün kaplar. Birden Cebrail’in indiğini görür. Ve bir tellal görevlendirir. 
           Bu tellal Hz. Peygambere
(savs) Cebrail bir haberle geldi ve size bir konuşma yapacak bu nedenle şu ağaç altında toplanın diye haykırır. Bunu kâfirlerde Müslümanlar da duyar. Bu kâfirlerin korkuya kapılmasına sebep olur. 
          Hz. Peygamber
(savs) ağaç altında toplanan Müminlerden ve Münafıklardan dediklerini yapacaklarını ve emirlerine itaat edeceklerine ve herhangi bir savaş durumunda asla düşmana sırtlarını dönüp kaçmayacaklarına dair biat alır. 
          Bu biat alındıktan sonra Cebrail Fetih 10 Ayetiyle iner.    * Sana bîat edenler Allah'a da bîat etmiştir. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.*
           Enes ıbın Malikin naklettiğine göre de Ayetin inişinden sonra Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi yanına alır ve kolunu kaldırarak: Ali benim kardeşim ve benden sonra halifemdir ve onunla güçleniyorum. Onu size gördüğünüz hak, veli ve vasi olarak atadım. Siz benim dediklerimi yapacağınıza söz verdiniz bende Ali’nin dediklerine itaat etmenizi istiyorum. Sonra yüzünü göğe kaldırıp Bana biat eden Ali’ye biat etmiştir Allah’ım sen şahit ol der.
          Bunun üzerine Cebrail tekrar Fetih 19 ayetiyle iner.
 * Şüphesiz Allah, ağaçaltında sana bîat eden Müminlerden hoşnuttur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih nasip etmiştir.*
           Bu ayet açıkça “Sana biat eden müminlerden razı olmuştur diyor. Demek ki orada mümin olmayanlarda mevcuttu. Hepsinden razı olsaydı “Sana biat edenlerden demesi gerekirdi.”
          Bu vaziyeti gören Kureyş müşrikleri korkuya kapılır ve Hz. Peygamber
(savs) efendimizle konuşup antlaşma yapmak istediklerini bildirirler. Antlaşmayı Hz. Ali yazar Ehlisünnet Velcemaa ise bu antlaşmayı yazanın Osman ıbın Affan olduğunu söylerler.
          Sonra ki yıllarda bu yoldan geçen her yolcu Hz. Muhammed
(savs) ve Hz. Ali’ye biatın gerçekleştiği ağacın altında namaz kılmaya başlar. Bu hadise ta.. Ömer ıbın Elhattabın hilafetine kadar sürer.
           Ömer bir gün oradan geçerken insanların o ağacın altında namaz kıldığını görür ve: Görüyorum ki putlara tapmaya başlamışsınız der. Ona bu ağacın altında Hz. Muhammed ve Hz. Ali’ye biat edilmişti derler. 
           Ömer. "Bunun altında kim namaz kılarsa kafasını uçuracağım" der ve hızını alamayıp ağacın altına gelen Ömer ağaca şöyle hitap eder: "Madem senin altında Muhammed ve Ali’ye biat ettiler vallahi seni kökten keseceğim" deyip ağacın köklerini bile kazdırıp. Ağacı yok eder. 
           Bu söz bize Ömer’in Hz. Peygambere
(savs) ne kadar kin güttüğünü gösterir. 
            Hz. Peygambere bu kadar kin güden birinin onun halifesi olması ne kadar doğrudur acaba?
            Sözde inandığı dinin peygamberine bu ağaç altında biat edildi diye ağaca bile kin kusan kişi gerçekten müminmidir diye sormak gerekmezmi?  
            Birçok kişi o biatte Ömer’in de bulunduğunu iddia ediyor. Çünkü Allah orada Hz. Peygamber ve Hz. Ali’ye biat edenlerden ayetle razı olduğunu bildirmiştir. Ömer o biatte bulunsaydı o ağacı sorarmıydı. Ama dikkat etmedikleri bir şey daha var. Aslında ayette sana biat eden Müminlerden diyor. Her insan İslam olabilir, Müslüman da olabilir ama mümin olmak çok zordur. Her insan Mümin olamaz. O biat eden bin dört yüz kişi içinde niceleri vardı. Araştırmak gerektirir.

          Hz. Peygamber (savs) efendimiz diyor ki: "Dünyada en sevmediğim kişiler ağaç kesenlerle inek kesenlerdir."