Temmuz - Hz. İsa'nın Havarilerinin Bayramı - عيد الحواريون

  • Anasayfa
  • Temmuz - Hz. İsa'nın Havarilerinin Bayramı

Temmuz - Hz. İsa'nın Havarilerinin Bayramı - عيد الحواريون

İyd Elhavariyun

 

               Hz. İsa'ya inanan ilk on iki kişi havarileri oldular. Bu havariler Hz. İsa'nın getirdiği dininin yayılması için mücadele etmişlerdir. İşte bu havarilerden ikisini Hz. İsa Antakya'ya göndermiştir.

               Onları karşılayan Hz. Habib Nacardır. Hz. Habib Nacar onlardan gördüğü keramet ve mucizelerden sonra Allah'a iman edip onlarla bir oldu.

               Onlarla beraber belde halkının put ibadetini terk edip Allah'a iman etmeye davet etmeye başladı. Çok az kişi bunlara inandı. Bu hadiseyi duyan kral askerlerini gönderdi. Karşı karşıya birbiriyle mücadele etmeye başladılar. Habib Naccar o sırada şehit düştü.

               İki havari esir alıp zindana attılar. Haber Hz. İsa'ya ulaşır. Hz. İsa üçüncü bir havariyi gönderir. Bu üçüncü kişi Şemun Elsafadır.

               Bu olay Kur'an'da Yasin suresinde anlatılmaktadır. Hz. Şemun Elsafa kralın yanına bir misafir gibi gelir. Kral sohbet sırasında iki kişinin halkı kışkırttığını ve bozgunculuk yaptığını bu sebeple onları hapse attığını söyler.  

               Hz. Şemun Elsafa: Halka neler söylemişler diye sorar?

               Kral: Çok büyük bir şeyden bahsederler. Bize dinimizi terk etmemizi ve kendilerinin dinine girmemizi istiyorlar. Biz de o dinle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse onları çok kötü bir şekilde öldüreceğim der.

               Hz. Şemun Elsafa: Eğer iznin olursa bunları bir de ben dinleyeyim de onların ne dediklerini bir anlayalım bakalım dedi.

               Kral bu sözler üzerine iki havariyi hapisten getirtir. Hz. Şemun Elsafa gelen havarileri tanımazmış gibi davranarak sorar: Nereden geldiniz ve ne istiyorsunuz diye sorar?

               Mahkumlar: Biz bir şey istemiyoruz. Meryem oğlu Allah’ın peygamberi İsa’nın elçileriyiz. Kralı ve halkını taştan yapılan, ne bir faydası ne de zararı olmayan putlara tapmaktan vazgeçirmek istedik. Sadece eşi, benzeri olmayan Allah'ın ibadetine davet etmek için geldik dediler.

               Hz. Şemun Elsafa: Elinizde bizi ikna edebilecek ve sizin hak yolunda olduğunuzu gösterecek bir deliliniz bir ispatınız var mı diye sordu?

               Mahkumlar: Allah’ın izniyle sedef hastalığını iyileştiririz, yürüyemiyeni yürütürüz, körü görür kılarız, ölüleri diriltiriz dediler.

               Hz. Şemun Elsafa krala dönerek: Dediklerini yapıp yapamayacaklarını anlamak için bunları imtihan edelim. Eğer dediklerini yaparlarsa doğru söylüyorlar, yapamazlarsa yalan söylüyorlar demektir. O zaman hiç kimse bunları niye öldürdün diyemez der.

               Kral Hz. Şemun Elsafa’nın dediğini yapar. Önce Sedef hastası birini getirirler. Havarilerden biri elini sedefli adamın üzerine uzatır, adam Allah'ın izniyle anında şifa bulur.

               Ardından ayakları üzerinde duramayan bir adamı getirirler, diğer havari: Allah'ın izniyle ayağa kalk der. Adam birden ayağa kalkar ve yürümeye başlar.

               Kör bir adamı getirirler. Havarinin biri körün gözlerine tükürür.  Kör adam görmeye başlar, sevinçle görmeye başladığını söyler.

               Kralın vezirinin o gün oğlu ölmüş, böyle olduğunu duyunca oğlunun cesedini getirir. Havarinin biri bir şeyler mırıldanır ve elindeki çubukla cesede hafifçe dokunur: Un ufak olan kemikleri bile dirilten Allah'ın adıyla kalk dedi. Vezirin oğlu Allah'ın izniyle anında sapasağlam hemen ayağa kalktı.

               Vezir bu olay üzerine hemen put ibadetinden vazgeçtiğini ve Allah’a iman ettiğini bildirdi. Kral da gözünün önünde cereyan eden bu hadiselerden sonra Allah’a iman etti. Böylece halkın hepsi put ibadetini terk edip Allah’a ve elçisi İsa peygambere tabi oldu.

               İşte bu mucizelerin gerçekleştiği kutlu ve değerli gün bu gün gibiydi. Biz bu günü Hz. İsa'nın on iki havarisi ve yaptıkları mucizeler anısına bu günü bayram olarak kutluyoruz.

               Bugün de ibadet etmek, zekât vermek, tespih yapmak, sadakalar dağıtmak ve Allah rızası için yardım yapmak başka günlerde yapılan yardımdan daha fazla ödüllendirilir.

               Ehlibeytin şefaati hepimizi kuşatsın. Amin.