İyd Elnebi Yunes
Bugün Hz. Yunus peygamberin balığın karnından çıkış bayramıdır ve hikayesini size özetleyelim.
Yüce Allah Matta oğlu Yunusu Ninova halkını uyarmak, doğru yola davet etmek, doğruya yönlendirmek ve put ibadetinden vazgeçirmek için peygamber olarak gönderdi.
Ama ona bir türlü inanmadılar. Onunla alay ettiler. Değişik zamanlarda üç kez o beldeye gelip halkı uyarmaya çalıştı.
Sonrada: "Size elim azabın haberini veriyorum" dedi.
Ona: Allah'ın elçisi olduğunu bize
ispat etmen lazım. O zaman gerçekten sana inanırız dediler.
Üç gün sonunda: Üç gün sonra bir azaba uğrayacaksınız bunun alameti önce ufuk kızıla dönecek sonra birden zifiri bir karanlık olacak renginiz sararacak şekilleriniz değişecek ve karanlıktan ateşler her şeyi ve sizi yakacak. Eğer bana inanmazsanız bunların hepsi üç gün içinde olacak deyip oradan ayrılır.
Üç gün sonra dediklerinin hepsinin gerçekleştiğini gören halkın içini korku sarar. Hz. Yunusun dediği gibi insanların şekilleri değişip sapsarı olur. Gökten ateş kıvılcımları yere düşmeye başlar. Hz. Yunusun dediklerinin doğru söylediğine kanaat getirirler.
Kral halkı toplar gerekeni yapmaları hususunda onlarla istişare eder. Hz. Yunusu arayacak, bulup ona: Biz senin dediklerine inanıyoruz senin ilahına inanacağız diyecekleri hususunda karar alırlar.
Kral: Allah’tan başka ilah yoktur, Hz. Yunus onun elçisidir diye şehadet getirir. Vezirleri ve yöneticiler başta olmak üzere halkın hepsi şehadet getirir. Ama onu bulmamız lazım diyerek onu aramaya başladılar ama bir türlü bulamazlar.
Çektikleri azap sebebiyle yüzlerini yerlere sürtmeye ağlamaya ve bu azaptan Allah'ın kendilerini kurtarması için yalvarmaya başlarlar ve onları affetmesini istediler.
Kısa bir zaman sonra azapları sona erdi ve şekilleri eski haline geldi. Bunun üzerine halk tekbir ve tehlil etmeye başladı. Peygamberlerini bulup ondan özür dilemeye ve ona inandıklarını ve Allah'ına ibadet ettiklerini göstermek için onu aramaya tekrar başlarlar.
Yunus Peygamber onları terk ettikten üç gün sonra halkın inanıp inanmadığını bilmiyordu. Ama içine iman etmediler veya dediklerim gerçekleşmemiş olabilir şüphesi düştü.
Bu şüpheyle beldeye gitme cesareti bulamaz ve oradan uzaklaşır.
Nereye gittiğini bilmeden dolanırken kendini bir deniz sahilinde bulur. Bir geminin kalkmak üzere olduğunu görür.
Kaptana: Sefere mi çıkıyorsunuz diye sorar.
Kaptan: Evet der.
Hz. Yunus: Beni alır mısın diye sorar?
Kaptan: Alırım der.
Hz. Yunus binince gemi harekete geçer ve gemi denizde epey yol aldıktan sonar denizin ortasında bir yerde durur. Hareket etmesi için ne kadar uğraşsalar bir türlü hareket etmez.
Gemi kaptanı bütün yolcuları toplar ve onlara: Aranızda muhakkak günahkar biri vardır. Kimse ortaya çıksın der.
Yunus peygamber bu olay üzere sefere çıkmak ve şüpheye düşmekle büyük bir günah işlediğini düşünerek: Ben günahkarım der. İçinden Allah’a karşı yaptığı güvensizliği için af diler. Allah onu affeder.
Gemi kaptanı ona inanmaz, kurayla günahkarı tespit edeceğini söyler. Kura sonucu da günahkar Hz. Yunus çıkar. Gemi kaptanı Bu yüzden onu denize atar.
Allah bir Yunus balığına Hz. Yunusu zarar vermeden yutmasını emreder. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yunus ile ilgili bu olaydan bahseder.
Hz. Yunus balığın karnından çıkar ama o balığın karnında ne kadar kaldığı hususunda bir tartışma olur. Bu müddet için kimi birkaç saat, kimi birkaç gün kimi de birkaç ay demişlerdir.
Balığın karnından çıkan Hz. Yunus peygamber çırılçıplak çıkar. Allah ona avert yerlerini örtmesi için yaprakları çok büyük bir çeşit kabak yeşertir. Hz. Yunus avert yerlerini örter.
Uzun bir müddet bu şekilde yol alır. Uyardığı belde yolunda ilerlerken belde uzağında bazı çobanlarla karşılaşır. Onlardan üstünü örtecek giysiler ister. Üstünü örtmesine yetecek giysileri verirler. O ilerdeki belde halkını sorar. Halkın Yunus peygamberin uyarılarıyla Allah'a iman ettiklerini, ibadet ettiklerini ve Yunus peygamberi aradıklarını bir türlü bulamadıklarını söylerler.
Hz. Yunus: Yunus peygamber benim der.
Çobanlardan biri halka, krala müjde vermek için beldeye gider. Aradıkları Peygamber'in yakında aralarına katılacağını bildirir.
Kral askerlerini onu karşılamak için davullarla gönderir. Böylece Hz. Yunus, Allaha şükreder. Eşi ve ebeveynine ve nihayetinde ona inanan ve Allah’a ibadet eden uyardığı halkına kavuşur.
Bugün de namaz kılmak ibadet etmek zekât vermek, tespih yapmak, sadakalar dağıtmak ve Allah rızası için yardım yapmak.
Bugün Allah yolunda yardım yapmak başka günlerde yapılan yardımdan daha fazla ödüllendirilir.
Ehlibeytin şefaati hepimizi kuşatsın. Amin.