İyd Necat Ashab Elkehf
Bugün Ehli Kehf’in kâfir kral Dikyanus’tan kuruluşlarının yıldönümüdür. Kral Dikyanus, zalim, inatçı ve kâfir biri idi.
Ehli Kehf ise mümin insanlardı ve kralın yanında bulunan vezirleri veya müsteşarları gibiydiler. Ve Allah’a tamamıyla iman etmiş mümin kişilerdi. Bunların isimleri Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş ve Kefeştatayyuş idi.
Dikyanusun yanında iken kendini ilah eder. Biraz sonra acı ile kıvranmaya başlar. Ne olduğunu sorduklarında ağrılardan acı çektiğini söyler.
Dikyanusun yanından ayrıldıktan sonra Yemliha: Gördünüz mü kral Dikyanus ilahlık iddiasında bulundu dedi.
Arkadaşları: Evet gördük dediler.
, Yemliha: Acılar içinde nasıl kıvrandığını görmediniz mi diye sorar.
Arkadaşları: Evet gördük dediler.
Yemliha: İlah hiç acı çeker mi diye sordu?
Arkadaşları: Asla çekmez dediler.
Yemliha: Böyle acı çeken biri ilah olabilir mi? İbadet edilmeyi hak eder mi diye sordu?
Arkadaşları: Tabi ki Asla dediler.
Yemliha: Burada kalırsak bunun küfrüne ortak oluruz. Hadi buradan kaçalım böyle kâfir bir kraldan kurtulalım. Allah'a başka yerlerde ibadet edelim der.
Geceyi bekleyip kimseye görünmeden ve kimse farkına varmadan beldeden yanlarında köpekleri Kıtmir’i alıp uzaklaştılar. Beldeden epey uzak bir yere gittiler ve kendilerini bir dağın önünde bir mağaranın ağzında buldular. Öyle yorulmuşlardı ki mağaranın içinde dinlenmek için uzandılar ve uyuyakaldılar.
Allah onların ruhlarını uykudayken aldı ve haberleri kesildi. Hiç kimse onlar hakkında bir şey bilmedi. Allah-u Teala Kuran'ı Kerim'de bu olayla ilgili ayetler indirilmiştir. Kehf suresi 25 ayette de. *Tam 309 yıl uyur kaldılar* diye yazar.
Bu kadar yıl sonra Allah-u Teala onları tekrar diriltti. Allah, bu mucizeyi insanlara ibret olsun, kudret ve azametini göstersin diye diriltti.
Uyandıklarında biri: Acaba kaç gün yattık dedi.
Diğeri: Yorgunluktan bir veya iki gün yatmış olabiliriz dedi. Hepsi olabilir dediler.
Biri Yemliha ya: Al şu parayı şehre git. Bizi arıyor olabilirler, dikkat çekmeden, göze görünmeden çabucak yiyecek bir şeyler getir gel dedi.
Yemliha şehrin çok büyük bir değişikliğe uğradığını gördü ve tanıdık hiç kimseyi göremedi. Şehrin bu iki günde değişimine anlam veremiyordu. Bu düşünceler içinde iken kendini bir tandırın yanında gördü. Yaşlı adama elindeki parayı uzatıp: Bana ekmek ver dedi. Eline parayı alan yaşlı adam: Sen define mi buldun bu asırlar önce kullanılan paraydı dedi ve Yemliha’ yı tutup krala götürdü.
Yemliha, getirildiği kralın kendi kralları olmadığını gördü. Kral Yemliha’ya: Başından ne geçti bize anlat dedi.
Yemliha: Arkadaşlarımla Kral Dikyanus’un küfür ve zulmünden kaçtık dedi.
Kral: Kral Dikyanus 300 yıl kadar önce yaşıyordu dedi.
Kral, askerleriyle beraber mağaraya doğru yola koyulurlar. Mağaraya vardıklarında Yemliha içeri girer ve arkadaşlarına: Biz 300 yıl kadar önce ölmüşüz. Allah tarafından insanlar ibret alsınlar ve Allah'ın ölüleri nasıl tekrar dirilttiğini göstermek için bizi seçmiş. Gelin ruhlarımızı tekrar alsın da insanlar bizi parmakla göstermesinler der. Hep beraber dua ederler. Allah da onların duasını kabul eder ve ruhlarını alır.
Allah bize onların dualarının ve amellerinin bereketini nasip etsin inşallah. İşte bu gibi Mucizelerin olduğu günleri bayram olarak kutlamak ve Allah'ın kudret ve azametini bir kez daha anmak için günü bayram olarak alıyoruz.
Bugün de ibadet etmek, zekât vermek, tespih yapmak, sadakalar dağıtmak ve Allah rızası için yardım yapmak başka günlerde yapılan yardımdan daha fazla ödüllendirilir.
Ehlibeytin şefaati hepimizi kuşatsın. Amin.