Hz. Musa Elkazım'ın Göçü - غيبه موسى الكاظم

Hz. Musa Elkazım'ın Göçü - غيبه موسى الكاظم

HZ. Musa Elkazım

Künyesi: Ebul Hasan   
Lakapları: Kazım 
Baba adı: Cafer Essadık
Anne adı: Hamide Hatun
Doğduğu yer ve tarihi: Ebva da Miladi 745 yılı 21 Kasım Pazartesi Hicri 128 yılı 9 Sefer 
Göçtüğü yer ve tarihi: Miladi 799 yılı 17 Mart Pazartesi Hicri 183 yılı 23 Muharrem Irak Kazımeyn de defnedilmiştir.
Çocukları: 18 Erkek 20 Kız


            14 yaşında babası ölünce abisi Abdullah, "İmamet benim hakkım" diya iddia eder. Hz. Musa Abdullah’ın bu iddiası üzerine büyük bir ateş yakar. Ateş köze dönünce közlerin ortasına geçer ve abisini yanına çağırır. Abdullah ateşe girmez ve: "Ben senin gibi ateşe giremem İmamet senindir" der.  
            Harun Reşit, İmam Kazım Peygamberin mezarının yanında ibadet ederken tutuklatıp Basra’ya götürüp bir yıl Basra valisi İsa Ibın Cafer’in zindanına attırdı.

            Kazım’ın etkisinde kalan zindancı Harun’a “İmam’ı benden alın; aksi takdirde Onu serbest bırakacağım” diye mektup yazar. Harun bu sefer Bağdat’a götürüp Fazl Ibın Rabi’nin zindanına attırır. Sonra bir süre Fazl Ibın Yahya’nın zindanına attırır. Sonunda Sindi Ibın Şahik’in zindanına getirtir.                      Zindan sorumluları Harun’un öldürün emrini bir türlü kabul etmiyordu. Son zindancı olan Yahudi Sindi Ibın Şahik Harun’un emrini yerine getirerek Kazım’ı zehirleyip şehit etti. 

            Hz. Kazım'dan birekaç söz:
            "Mümin, terazinin kefesi gibidir, imanı arttıkça belası artar."
             "Zulmün acı olduğunu ancak zulme uğrayan anlar."
              "İyilik yaptığın dindar ve şerefli ise iyiliğin kabul edilir."
               "Anne ve babasını üzen onlara asilik etmiştir."

 

               Şeyh Sadduk Uyun Elahbar kitabından bir rivayet.

 

               Salihoğlu Abdullah Rebi oğlu Fadlın yakın akrabalarından birinin Fadla şöyle dediğini anlatıyor: Gece yarısı kapının sesini işittim. Bu ses beni korkutmuştum. Karım bu sesin rüzgâr sebebiyle olduğunu söyledi. Biraz geçmeden bulunduğum odanın kapısı açıldı.  Halife Harun'un kölesi Mesrur Elkebir içeriye girdi. Bana selam vermeden: Emir seni istiyor dedi. Ben kendimden geçtim korkudan kendi kendime bu izinsiz ve selam vermeden içeri girdiğine göre Harun muhakkak beni öldürecek diye söylendim. Karım benim şaşkınlığımı ve korkumu görünce: Allah'a tevekkül et ve kalk dedi. Nihayet bu sözlerden sonra kendimi biraz topladım. Kalktım elbisemi giyindim ve onunla beraber evden çıktım. Bir süre sonra Harun’un evine ulaştık. Beni Harun’un yattığı yere geçirdi. Harun yatağındaydı. Selam verdim. Selamımı aldı. Ben kendimi yere attım. Harun: Korktun mu diye sordu? Ben: Evet! Ey müminlerin Emir'i korktum dedim. Bir müddet konuşmadı sadece bana baktı. Bu hali benim korkumu biraz gidermişti ve rahatladım. Sonra bana şöyle dedi: Zindana git. Cafer Elsadık oğlu Musa Elkazım'ı serbest bırak. Ona 30000 dirhem, 5 tane hediyelik elbiselerden ver ve 3 tane de merkep ver.  onun isteğini yap. Sen bizimle kalmakta veya istediğin yere gitmekte serbestsin dedi. Kulaklarıma inanmamış gibi: Ey müminlerin Emir'i Cafer oğlu Musa’yı serbest bırakmamı mı istiyorsun diye sordum. Harun: Evet dedi. 3 kez sorumu tekrarladım. Harun: Evet onu serbest bırakmak istiyorum yoksa ahdimi bozma mı istiyorsun dedi. Ben: Ne ahdi diye sordum? Harun Reşit: Bu yataktaydım aniden hayatımda görmediğim iri cüsseli biri göğsüme oturdu ve boğazını sıkarak: Cafer oğlu Musa’yı zalimce hapsettin değil mi dedi. Ben de: Onu serbest bırakacağım, ona bağışta bulunacağım ve hediye vereceğim dedim. Adam benden söz aldıktan sonra göğsümün üstünden kalktı, az daha otursaydı canım çıkacaktı.

               Harun'un yanından ayrıldım, zindana gittim. Cafer oğlu Musa namaza durmuştu. Selam verinceye kadar oturup onu izledim. Sonra müminlerin Emir'i Harun'un selamını ona ilettim. Emrettiği şeyleri de ona ulaştırdım ve: Harun'un hediyeleri hazırdır, bunlardan başka bir isteğin varsa yerine getirmemi emretti dedim. Musa: Hayır! Başka bir isteğim yok. Halkın hakkı olan giysi, merkep ve mallara ihtiyacım yoktur dedi. Ben: Allah aşkına bunları reddetme Harun'un sinirlenmesine sebep olabilir dedim. Musa: Onlarla ne yapmak istiyorsan onu yap dedi. Sonra elini tutarak zindandan çıktık yürürken: Ey peygamber oğlu Harun’un seni serbest bırakmasının ve bu ikramların sebebi nedir dedim. Benim sende hakkım oldu. Çünkü özgürlüğün müjdesini ben verdim. Allah bunu benim elimle gerçekleştirdi. O haktan ötürü sebebini bana anlat dedim. Musa: Salıyı çarşambaya bağlayan gece rüyamda peygamber dedemi gördüm. Bana: Ee Musa zalimce mi hapsedildin diye sordu? Ben de: Evet ey Allah'ın resulü zulmedilmiş olarak hapsedildim dedim. Dedem bana üç kez sordu ve sonra Enbiya Suresi 111. Ayeti okudu. Sonra: Çarşamba perşembe ve cuma günü oruç tut iftar olunca 12 rekat namaz kıl Her rekatta bir kez Fatiha'yı oku 12 kez İhlas suresini oku 4 rekatı tamamladıktan sonra secdeye git ve secde de iken: Ey elinden kimsenin kaçmaya gücü olmayan Allah’ım. Ey her sesi işiten Allah’ım. Ey ölümden sonra kemikleri yeniden dirilten Allah’ım. İsmin ve kudretin hakkı için kulun ve elçin Muhammet ve onun pak ehli için beni içinde bulunduğum halden kurtar diye dua et dedi. Ben de öyle yaptım ve neticesi gördüğün gibi oldu dedi.