Zuhur İbrahim Elhalil
Lanetlik zalim gaddar Nemrut rüyasında çok parlak bir gezegenin doğduğunu güneş ve ayın ışığından daha fazla parladığını görür. Gördüğü rüyayı yanındaki müneccimlere anlatır ve rüyasının, ne anlama geldiğini öğrenmek ister.
Müneccimler, yakında bir çocuk doğacak ve sonunun bu çocuk eliyle geleceğini söylerler. Bunun üzerine kadınların hamile kalmasını engellemek kastıyla hâkim olduğu yerde erkeklerin kadınları ile ilişkiye girmelerini yasaklar. Bu yasağa rağmen Nemrutun en yakınında olan veziri, Azarın eşi hamile kalır ama hamileliğini bir şekilde gizler.
Kadın doğum yapacağını hissedince Nemrutun çocuğu öldürmesi korkusuyla beldenin biraz uzağında küçük bir oyuk mağara içinde doğum yapar ve çocuğu o küçük oyuk mağarada saklar. Mağaranın ağzını taşlarla kapatır. Annesi gizliden gizliye gelip çocuğu emzirir, ihtiyaçlarını giderir ve mağaradan çıkarken her seferinde mağaranın ağzını taşlarla kapatır.
Hz. İbrahim 7 - 8 yaşına kadar mağaradan hiçbir şekilde dışarı çıkamaz. Hz. İbrahim bir gece mağara ağzını kapatan taşların arasından bir ışık hüzmesi görür. Bu ışık hüzmesinin parlayan bir yıldızdan geldiğini görünce: İnsanlar muhakkak buna tapıyorlar o zaman banimde Allah’ım bu der. Sabaha doğru gün aydınlanmaya başlayınca yıldız kaybolur. Bu durumu gören Hz. İbrahim: Kaybolan bir şey benim Allah’ım olamaz der.
Ertesi gece ay’ın doğduğunu görünce: Bu daha büyük muhakkak buna tapıyorlar, o zaman Allah’ım bu der. Ay’da kaybolunca: Madem kayboldu bu da benim Allah'ım değil der.
Ertesi sabah gün aydınlanır. Güneş ışıldar ve yine taşların arasından süzülen hüzmeler sebebiyle güneşi görür: İşte bu daha büyük bu benim Allah’ım der. Daha sonra güneşin battığını görünce: Bu benim Allah’ım olamaz der.
Hz. İbrahim biraz daha büyüyünce annesi onu insanların arasına katar. Bir gün babasının ve halkın putlara taptığını görünce: Bunlar tapılmaz, kimseye bir fayda yapamazlar der. Daha sonra Hz. İbrahim eline bir balta alıp en büyük put hariç bütün putları parçalar, baltayı da o büyük putun boynuna asar. Halk gelip bu hali görünce bunu ancak İbrahim Elhalil denen çocuk yapmıştır derler. Çünkü bunlara tapmanın saçmalık olduğunu söylüyordu derler.
Nemrut: Bu çocuğu buraya getirin der. Hz. İbrahim’i getirirler.
Nemrut: Sen mi bunları parçaladın diye sorar?
Hz. İbrahim: Hayır, ben parçalamadım der.
Nemrut kızarak: Ya kim parçaladı diye sorar?
Hz. İbrahim de: Bakın en büyükleri onlara kızıp onları parçalamıştır. Baltası da boynunda asılı duruyor. Bana inanmıyorsanız onlara veya ona sorun konuşurlarsa size doğruyu söylerler der.
Hz. İbrahim daha sonra: Ben ona inanıyorum. Ondan başka tanrı yoktur. Ben Müslümanım ve müşriklerden değilim der. Bir müddet aralarında konuşmalar geçer.
Sonunda Nemrut: Senin Allah’ın ne yapar diye sorar?
Hz. İbrahim: Ölüyü diriltir. Diriyi öldürür der.
Nemrut: Ben bunu yaparım der.
Hz. İbrahim: Nasıl yaparsın diye sorar.
Nemrut, adamlarına hapiste olan iki kişiyi getirmelerini ister. Getirilen iki mahkûm için: Bak. Bunların ikisi ölüm mahkûmu ve ikisi ölmüştü. Ben birini azat ettim. Dirilttim. Bunu da öldürüyorum. Öldürdüm dedi.
Hz. İbrahim: Benim Allah’ım güneşi doğudan çıkarıp batıda batırıyor. Sen batıdan geri çevir da görelim deyince Nemrut çarpılmış gibi olur. Hiddetlenir öfkeyle: Bunu yakmak lazım diyerek büyük bir ateş yakılmasını ve Hz. İbrahim’in mancınıkla ateşe atılmasını emreder. Allah, ateşe Hz. İbrahim’e zarar vermemesini emreder. Hz. İbrahim ateşe atıldığı sırada ateşin alevleri suya, odunlarda balığa döner. Orada bir göl oluşur ve etrafında bir bahçe oluşur.
Hz. İbrahim’in yakılacağı haberi her tarafa yayılır. Rivayet edilir ki bunu duyan karıncanın biri ağzına biraz su alıp yola koyulur. Hızla gittiğini gören bazı canlılar: Ne bu telaş nereye gidiyorsun diye sorarlar?
Karınca: Hz. İbrahim peygamberi ateşten kurtarmak için su götürüyorum der.
Canlılar: Bu su yetmez ki derler.
Karınca: Biliyorum ama banim hak ve hakikat tarafında olduğumu belirtir der.
Bu zamanda ve tarihte bazı insanlar nedense bir karınca kadar olamıyorlar.
İşte bugün gibi bir günde doğan Hz. İbrahim’i anmak ve insanlığa ders olan hayatından kesitleri anmak için bugünü bayram olarak kutlamaktayız.
Bugün de namaz kılmak ibadet etmek zekât vermek, tespih yapmak, sadakalar dağıtmak ve Allah rızası için yardım yapmak gerekir. Bugün Allah yolunda yardım yapmak başka günlerde yapılan yardımdan daha fazla ödüllendirilir.
Ehlibeytin şefaati hepimizi kuşatsın. Amin.