Hz. Ali Ibın Ebu Talib
Suhufta adı : Hucur Elayn
Tevratta Adı : İlya
Zeburda Adı : Ariba
İncilde Adı : İliya,Tebriya
Kuranda : Aliya
Künyesi : Ebu Turap, Ebul Hasan
Lakapları : Emirelmüminin, Emirennehıl.
Baba Adı : Abdmenaf (Ebu Talib)
Ana adı : Fatıma Bınt Esed
Doğum yeri ve tarihi: Miladi 593 yılı 24 Aralık Cuma 13 Recep’te Mekke’de Kâbe’de doğmuştur.
Göçtüğü tarih: Miladi 660 yılı 20 Şubat Cuma Hicretin 39. Yılı 21 Ramazan da Küfe’de göçmüş, Necefi Eşrefte defnedilmiştir.
Çocukları: 12 Erkek, 16 Kız, toplam 28 çocuk.
Hz. Ali efendimiz, miladi 593 yılının 24 Aralık Cuma gününe denk gelen 13 Recep de dünyaya gelmiştir. Hz. Peygamber o vakit 34 yaşında idi. Hz. İsa da Hz. Ali gibi Cuma günü doğmuştur.
Abbas Ibın Abdulmuttalip anlatıyor: Birgün Yezid Ibın Kaneb, Haşim ve Uzza kabilelerinden bir gurupla otururken Ebu Talip karısı Fatma Bınt Esad Kâbe’nin yanına geldi. O Kâbe'nin yanında iken birden doğum sancıları tutunca duaya başladı: Allah’ım sana, senden gelen peygamber ve kitaplara inanmışım. Kâbe’yi bina eden dedem İbrahim Halil’in sözlerine inanıyorum. Bu evi yapan ve karnımda azamet ve kudretinle benimle konuştuğuna inandığım çocuğun hakkı için doğumumu kolaylaştır dedi. Kâbe’nin duvarı birden yarıldı, bakışlarımız arasında duvardan içeri girdi ve duvar kapanıp eski haline geldi. Biz hemen Kâbe’nin kapısına koştuk. Kapıyı açmak için çok uğraştık ama açılmadı.
Karısının sancılandığını duyan Ebu Talip karısına doğum sırasında yardım edecek aile kadınları ile birlikte Kâbe’nin yanına geldi. O da epey uğraştı ama her zaman kolaylıkla açılan kapı bir türlü açılmadı. Bu Allah’ın iradesidir deyip kapıyı açmaktan vazgeçtik. Bu olay Mekke ve çevresinde duyuldu. Kâbe etrafı ana baba günüydü.
Aradan üç gün geçtiği halde insanlar Kâ-be’yi gözetliyordu. Dördüncü gün duvarın aynı yerden yarıldığını gördük ve Fatma Bınt Esat kucağında ay gibi parıldayan çocuğu ile dışarı çıktı ve şöyle konuştu: “Ey İnsanlar! Allah beni insanların arasından seçti ve benden önce ki faziletli kadınlardan daha üstün bir faziletle ödüllendirdi. Allah’a ibadet yapılmayacak yerde ibadetini zorlukla gizlice yapan Müzahim kızı Asiye’yi üstün kılmıştı. Yine Allah, İmran kızı Meryem’e İsa’nın doğumunu kolaylaştırdı ve kuru hurma ağacını sallayıp meyvesinden yemesini sağlayarak dünya kadınlarının en üstünü yapmıştı. Ve Allah beni hepsinden üstün kıldı. Çünkü O’nun eski evinde çocuğumu doğurdum. Allah Bana da bu üç günde Cennet meyve ve yemeklerinden verdi.
Çıkarken gaipten bir ses geldi: “Ya Fatma! Bu değerli çocuğun ismini Ali koy. Ben Aliyyul Alayım ve ismini ismimden çıkardım. Ona terbiyemden terbiye verdim. Onu kudret, izzet ve celalimden yarattım. Onu bilinmeyen ilmime vakıf ettim. O benim evimde Dünyaya geldi, Evimin üzerinde ilk ezan okuyacak ve Evimdeki putları parçalayacak odur. Beni kutsayacak ve övecek odur. Yarattıklarım arasından seçtiğim sevdiğim ve Peygamberim Muhammet’ten sonra imam ve onun vasisi olacaktır. Tövbem onu sevene ve ona itaat edene. Ondan nefret edenin ve ona karşı olanın vay haline” dedi.
Bu sözler üzerine herkes duyduklarına şaşırdı. Şimdi soru şu: Hz. Ali’nin annesi Hz. Fatıma Bınt Esat mümin mi kâfir mi?
Kâfir olsa ettiği dua Allah tarafından kabul olur mu diye sormak gerekir? Allah, duasını kabul ettiğine göre bu kadında ne kadar büyük bir iman vardır diye sormak gerekir?
Bence tüm İslam âleminin en büyük ayıbı Hz. Fatıma Bınt Esad’a gereken önemin verilmemesidir.
O vakit İslam diye bir şey yok ve Hz. Peygamber efendimize peygamber olacağı müjdelenmemişti. O küfür döneminde nasıl bir inancı vardı? Bu kitabı okuyan her kişi kendine bu soruyu Allah rızası için sorsun ve düşünsün.
Ama Hz. Peygamber (savs) bunun aksini söylüyor. Hz. Peygamber efendimiz diyor ki: Neslimde Hz. Âdem dedemden beri nikâhsız hiçbir evlilik olmamıştır. Bu da bize hepsinin mümin ve tertemiz olduğunu ispat eder. Bunun aksini düşünmek Hz. Peygamberi yalanlar ve küfre girer.
Hz. Cafer Essadık Bihar Elenvar C 15 Sayfa 108 de şöyle diyor: Cebrail Hz. Peygambere gelip: Ey Muhammed Allah’ın sana selamı var ve diyor ki: Seni taşıyan bellere, taşıyan karınlara ve saran kucaklara Cehennemi yasak ettim.
Hz. Peygamber: Ey Cebrail bana bunu açıklar mısın der?
Cebrail: Seni taşıyan son bel Abdullah ıbın Abdulmuttalip, taşıyan karın da Emine bınt Vehb ve seni saran kucak ise Ebu Talib ıbın Abdulmuttalip ve Fatıma bınt Esat der.
Allah’ın sevdiğim ve Hz. Peygambere sev diye emrettiği dört kişiden biridir. Hz. Peygamber, altı yaşında Hz. Ali’yi evine alıp yetiştirir. Hz. Peygambere ve dolayısıyla İslam’a inanan ilk kişidir.
İslam için yaptığından dolayı gökteki Melekler: “Ali’den başka kahraman yok, Zülfikâr’dan başka kılıç yok” demişlerdir. Hz. Ali’nin Halife ve vasi olduğu ayetlerle emredilmiştir. Hz. Peygamber, Hz. Ali’ye dört kez büyük kalabalıklar içinde biatler almıştır. Bunlar sırasıyla Avlu biatı, Radavan biatı, Gadir Hum biatı ve en sonuncusu Ümmü Seleme biatı.